Üretim benim için tek bir alana sıkışmaz; bazen bir tuvalde, bazen bir baskıda, lületaşıyla uğraşırken ya da kelimelerin arasında kendine yer bulur. Kimi zaman kumaşları keserken, bir şeyler dikerken çıkar karşıma.
Meraklıyım. Hem de fazlasıyla. Gördüğüm bir şeyi denemeden geçemem. İçimdeki alev, onu deneyimlemeden sönmez.
Doğada dolaşırken paçanıza ya da çorabınıza yapışan pıtırak bitkisini bilirsiniz. Küçücük, zeytin çekirdeği gibi ama dikenlidir. Bir kere yapıştı mı kolay kolay bırakmaz; çıkarırken parmaklarınıza batar, geride ise sizi rahatsız etmeye devam eden minik dikenler kalır.
İşte ben de tam böyleyim. Bir şeye ya da bir konuya takıldım mı, onun peşini bırakmam. Araştırırım, kurcalarım, sonuna kadar öğrenmeye çalışırım. Yoksa uykularımı kaçırır, içimde kalır.
İnsan hayatta ne yaşıyorsa onunla yol alıyor. Bu yüzden merakımın peşinden üretmeye çalışıyorum. Geçmişle bugünü, görünenle hissedileni bir araya getiren bir anlatım dili kurma derdindeyim.
Çalışmalarımda süreç, ortaya çıkan iş kadar önemli. Çünkü her üretim benim için aynı zamanda bir düşünme ve anlama çabası. Aslında yaptığım her şeyi seviyorum.
Bu site; nasıl biri olduğumu, nasıl hissettiğimi, neler ürettiğimi ve tüm bunları satarak kendimi var etme çabamı anlatmak için var.
Eğer burada gördüklerin sende de bir duyguya dokunuyorsa, doğru yerdesin. Takip edersen pişman olmazsın.